Alıntı falan değil. Bugün yaşadıklarından ibaret yazdıklarım:
Sabah gidip oy kullandım...
Elçilik bahçesindeki sırada Türkçe konuşan yoktu. Biri Antalya'daki evinin bahçesini anlatıyor, diğeri emlak vergisini e devletten değil de belediye'nin sitesinden ödeyebildiğinden şikayet ediyor...
Oy kullanılan salondan içeri girdim, "welcome, please wait" dedi bir görevli; yahu burası vatan toprağı değil mi, neden ingilizce konuşuyorsun diyince, pardon yabancı sandım sizi dedi... Dedim oylama salonunda yabancı ne arasın yahu... Pusulayı, mührü, zarfı alıp oyumu kullandım, imza için tutanak kağıdını uzattılar ki, önümdeki listeye bakınca, o an soruyu bir de içimden tekrarladım... Farkettim ki, görevli haklı, beni yabancı sanması normal
Hani toprak uğrunda ölen varsa vatandı... Bunlar ne yapıp Vatanıma ortak oldular dedim... Ve sustum... Elhamdülillah...
Hayatımdaki en sarsıcı anlardan biri olarak kazınacak hafızama belki de... Berbat hissettim, kelimelerle ifadesi ne kadar mümkün bilemiyorum...
Kanser olmuş yakınıyla geçirdiği kısıtlı vaktin kıymetinin bilincindeki birinin içine derin derin çektiği gibi vatan kokusunu biraz daha içime çekmekten öte bir beklentim yoktur kendi adıma bundan sonrası için...
Hiçbir yurttaşın, hissettiğimi hissetmemesini dilerim...
19 Mayıs Atatürkü anma, Gençlik ve Spor bayramınızı bu vesileyle tekrardan halen mümkünken, kutlarım... Halen anabiliyorken sevgili Atatürk'e Cumhuriyet ve Devrimleri için tekrar teşekkürlerimi sunmak isterim...Kıymetini sanırım yalnızca kaybedince anlayacağız...
İyi bayramlar