Görseller RC Kolik Muscat Şubesi Uçuşları

Süper Kobra da çok yakışıklı çıkmış maşallah ?

Arkadaşdaha pek çok video çekmişti aslında, hatta bütün itirazlarıma, "tehliklei arkadaşım" dememe rağmen kobranın ilk çalışmaya başlama anını ve kalkışını modelin dibine kadar girip çekmişti, onları kullanmamış, belki ilerde başka videolarda kullanır bilmiyorum.

Yalnız, pistin eni neredeyse boyu kadar olunca, kalkışlar biraz laubali olmuş. O ne öyle? Motoru çalıştır, olduğu yerden gazla...
Valla orada olsam alayını döverdim. Laubalilikten! :D :p

Bence de tam dayaklık hareketler bunlar, epey de kavgasını veriyorum sahada ama ancak birkaç arkadaş anlatmaya çalıştığım şeyin önemini kavrayıp dikkat etmeye başladı bunca yıldır. Geri kalanlar malesef deliymişim gibi yüzüme bakıyor :p Bunların büyük çoğunluğu da sadece hover yaparak 3D uçtuklarını sanan pilotlar :)

Öte yandan rakamlara bakarsak eğer, pist genişliği 45 metre falan, yani hezarfen pistinin boyunun yarısı, e hezarfen pistinin tamamını kullanan kaç pilot var (anca jetler edfler) :)

Dün epey şiddetli vir yan rüzgar vardı, hem de tam yandan (karşı yandan) geliyordu, böylesi bir rüzgarda illa pist doğrultusunda kalkmak (veya inmek) için ısrar edip modeli yan rüzgara kaptırıp direk insanların üzerine kaçırmalarındansa böyle kalkmaları daha iyi...


O Breitling de bir ara hasar gören bir jet vardı, o mu?

Evet bu siyah Revenge, Salimin uçağı, burnu hasar görmüştü, Muscat tayyare fabrikasında tamir edilmişti. Aynısının bir de kırmızısı var malum, onu da tatile çıkmadan önce tamiratını bitirip Salim'e geri vermiştim, ben yokken boyatmış ve yeniden uçuyormuş, çok mutluydu :D

Birde GPS koymuş üzerine, 297 km/saat yapmış en fazla, 300'ü geçme çalışmaları yapıyor bu aralar :)
 
Hazır Lafı açılmışken paylaşayım. Yanan uçağın tamiratından aşamalar:

İlk iş olarak modelin hasarlı kısımlarına içtaraftan cam elyafı kumaş ile destek yaptım. Bunu yapmamdaki amaç dışardaki hasarı zımparaladığım zaman ne kadar derine ulaşacağımdan emin olamamamdı, eğer yangından etkilenen kısımları bütün katmanları kapsıyorsa zımparalama sırasında modelin gövdesinde koca koca boşluklar açılacak demektir ve sonradan bu boşlukları düzgün bir şekilde kapatmak pek kolay bir iş olmaz.

Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol


Bu kaplama sırasında kendimi "emekliliğinde motor ustası olmaya karar veren jinekolog" fıkrasında gibi hissettim :lol:


İçerden yapılan kumaş kaplama/destekleme tamamen kuruyunca elde ettiğim yeni yüzey sertliği/sağlamlığı beni tatmin etti ve modelin dış yüzeylerine giriştim, hasarlı yerleri zımparalayarak sağlam katmanlara veya alttaki yeni yaptığım temelekadar indim. Tahmin ettiğim gibi hasar dışardan görünenden çok daha fazla ve derindi. doğrudan yanıp kömürleşen yerlere ilave olarak pek çok yerde de "delaminasyon" adını verdiğimiz, katmanlarınbirbirinden ayrılması sözkonusuydu. Bunun nedeniiçin de tahminim katmanlar arasında üretim sırasında sıkışıp kalmış olan hava kabarcıklarının yangın sırasında oluşan yüksek sıcaklıklarda genleşerek katmanları birbirinden ayırdığı şeklinde. Her durumda bunların da tamir edilmesi gerekliydi zira kompozit yapının temelinde bu katmanların birarada çalışması vardır.

Zımpara sonrasındahasarlıbölgelerin görünümü şöyleydi:

Alt kısımlar:

Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol




Sol taraf:

Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol

Yukarıdaki fotolarda bazı yerlerde benim yaptığım katmanın bile zımparalandığını ve ufak açıklıkların oluştuğu görülmekte. Bu bölge derinlik açısından en büyük hasarı gören bölge idi. Muhtemelen doğrudan alevlere en uzun süre maruz kalan bölge burasıydı zira modlein yüzeyi epey dalgalıydı, zımparlanmış halin fotolarında halen derin göçükler olduğu da görülmekte.


Sağ taraf:

Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol




Zımparalama ve detaylı hasar tespiti sonrasında gerekli yerlere dışardan (ve gerekirse içerden) fiberglass kumaş ile yamalar yaptım. Sol taraftaki derin boşlukları epoksi/mikrobalon/aerosil karışımı ile yaptığım hafif macunla doldurdum. Sonrasında takip eden işlemler alışageldik astar/macun/zımpara turlamasıydı. Aşağıda astar sonrası kırmızı yoklama macunuuygulanmış birkaç bölgenin tekrar zımpara beklerkenki haligörünüyor (bunlar sanırım 2. veya 3. turun sonunda çekilmişti.)


Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol


Vaktimin elverdiği son tesviye turundan sonraki astar aşamasında modelin görünümü aşağıdaki gibiydi:

Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol


Modeli bu halde Salim'e teslim ettim, o da götürüp bir araba boyacısında yeniden kırmızıya boyatmış, söylediğine göre güzel olmuş, ben henüz görmedim, merakla bekliyorum, gördüğüm zaman fotolarını çeker paylaşırım mutlaka.

Benim açımdan oldukça değişikbir tecrübe oldu tamirat. En önemlisi de Salim mutlu ve en sevdiği modelini yeniden uçuruabiliyor. Tabi benzer bir olay tekrar etmesin diye de motoruiyice elden geçirmişler, tüm ayarlarını kontrol etmişler ve bazı parametreleri değiştirmişler. :thumbup:
 
Salimle konuşacağım, eğer itirazı olmaz ise modelinin tamiratını video çekerek ve anlatıml dökümante edip şu bir türlü başlayamayan kompozit serimizin beklenmeyen bir bölümü olarak yayınlayabilirim.
Arada sen de biz de unuttum kardeşim. Bu tamir kısmını kompozit serimize ilave edecektik ;) Neyse artık yeni bir konu bulacağız, yapacak bir şey yok :)
 
Arada sen de biz de unuttum kardeşim. Bu tamir kısmını kompozit serimize ilave edecektik ;) Neyse artık yeni bir konu bulacağız, yapacak bir şey yok :)

Unutmadım adminim, hatta Salimden olur da almıştım, ama hem işi yapmaya hem de videolu dökümantasyon yapmaya vakit olmadı malesef... Yeni konu elbet gelir merak etmeyin siz :D Sabretmek lazım :saygilar:
 
Çarşamba öğleden sonra Salim, Jack ve ben bir uçuş kaçamağı yapalım dedik. Saat 6 da piste eğitim için helikopterler geleceğinden (pistin gerçek sahipleri :D ) hızlı hızlı uçuşlar yapıp toparlanıp döndük... Ben Panther ile 3 sorti uçtum. Panterin toplam uçuş sayısı 47'yi bulmuş oldu. Aralık başından beri Panther ile uçmadığım için epey de özlemişim :) Bu uçuşlardan kısa kısa görüntüler derledim, buyrunuz:

Bu VIDEOYU görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol
 
Çarşamba öğleden sonra Salim, Jack ve ben bir uçuş kaçamağı yapalım dedik. Saat 6 da piste eğitim için helikopterler geleceğinden (pistin gerçek sahipleri :D ) hızlı hızlı uçuşlar yapıp toparlanıp döndük... Ben Panther ile 3 sorti uçtum. Panterin toplam uçuş sayısı 47'yi bulmuş oldu. Aralık başından beri Panther ile uçmadığım için epey de özlemişim :)
Özlemiştik Panterimizi, ellerine sağlık kardeşim :thumbup:

Ömer abinin de dediği gibi 3 haftadır hava durumundan dolayı biz de sahaya gidemiyoruz :( İnşallah bu haftasonu hava güzel olurda, bizler de pasımızı atmış oluruz :)
 
Tipik bir haftasonunun son günü akşamı telaşesini atlattım ve sıra geldi rapora :thumbup:

Öncelikle, epey kalabalık ve eğlenceli bir gün oldu. Çarşamba kaçamağı ekibi olarak Salim ben ve Jack'e ilave olarak bir jet bir nitro birkaç elektrikli uçak ve bol miktarda da izleyici vardı sahada. Salim yine kırmızı revenge ile, namı diğer evenge/reveng ile uçtu, Jack yine 50 CC lik extra 330u ile sahadaydı. Süleyman 60N luk türbinli yeni jetini ilk kez uçurdu, Bader de emektar Calmatosu ile uzun bir aradan sonra katıldı yanımıza. Elektrikli uçakları getiren arkadaşı ilk kez gördüm, zaten uçuş da yapmadı...

Salim şanslı bir günündeydi, ikinci uçuşunun inişi sonrasında taksinin başında motoru sustu. 30 saniye önce yaşansa bu olay sonu epey tatsız olurdu... Önce Türbinin pilinde sorun var dedi zira motor otomatik olarak girmesi gereken soğutma çevrimine girmedi, dahası manuel olarak soğutma yapmaya çalıştığında da tepki vermedi. Hemen bir yedek pil çıkartıp sisteme bağladı ve o pil ile motoru soğuttu. Ama sonrasında 3. uçuşu için yeniden motoru çalıştırmaya çalıştığında motor bir türlü çalışmadı. Beni yanına çağırdığında yaptığımız denemede motorun bir türlü yanma gerçekleştiremediğini gördüm. İki ihtimal var, ya kızdırma bujisi arızalı ya da yakıt gelmiyor. Yakıt valfine ve borulara baktım bir sorun yok. Fadec'in test menüsüne girip kızdırma bujisini denedik, çalışıyor (zaten sorun bujide olsa FADEC'in "buji arızalı" demesi lazım). Hemen diğer test olan yakıt pompası testine geçtik, yakıt hortumunu motordan söküp uçağın dışına doğru tuttuk (çalışmadığı zaman motora yakıt basmak bir sonraki çalışmada yangın çıkmasının en garanti yoludur). Amma velakin pompa çalışmıyordu. Hem test menüsünden hem de standart otomatik çalıştırmada denedik, pompanın ışığı çalışıyor, bir dijital ses çıkartıyor ama hiçbir şekilde dönmüyor... Tatsız bir sorun (bu pompalar saçma bir şekilde pahalı meretler) ama en azından her ne olduysa indikten sonra oldu uçak sağlam kaldı diye teselli bulduk.

Ben Panther ile 3 sorti uçtum. Çarşamba günü elimdeki tüm yakıt tükenmişti, sonrasında da bir türlü Salim'e gidip büyük bidonu doldurma fırsatım olmadığı için bugun sağolsun Salim günü kurtaracak kadar (15 litre!) yakıt getirdi yanında, hem ben hem Süleyman ondan otlandık :D Ama ayıp olmasın 3 kişi paylaşıyoruz havuzu diye İniş uyarısı zamanlamasını 6 dakikadan 5 dakikaya düşürdüm kumandamda ve alarm çalar çalmaz da oyalanmadan inişe geldim. Aslında genel olarak bu sürede uçmak hoşuma gitti diyebilirim, bundan sonraki uçuşlarda bu süreyi takip etmeye devam edebilirim.

İlk uçuşta kaydadeğer bir olay yaşanmadı. Tam ikinci uçuş için motor çalıştırırken Jack yanıma geldi, birlikte uçsak olur mu dedi, ben de neden olmasın ki dedim. Ben kalkar kalkmaz peşimden Jack de 50 cclik extrası ile havalandı. Önce espri olsun diye "yavaş uçmamı ister misin?" diye seslendim, sonra da niye olmasın ki diyerek modeli yavaşlattım, yarım flap açıp bir jet için epey yavaş sayılabilecek bir hızla paterne girip uçmaya başladım. Jack de tam gazda yanıma geldi, ben sonradan "hadi biraz daha eğlenelim diyerek iniş takımlarını da açtım, flapları sonuna kadar bastım ve iniş konfigürasyonunda iyice yavaşlamış olarak birkaç tur daha attım, tabi Jack de kolumda olabildiğince takip etti. yaklaşık 4 dakika birlikte uçtuktan sonra kolu dağıttık, önce Jack indi, Jackin inişi sırasında ben de üzerinden iniş takımları açık halde ters uçarak geçtim :D ardından ben de dönüp indim. Bir uçuşun neredeyse tamamına yakınını yavaş uçarak geçirmek ilginç ama faydalı bir tecrübe oldu. Kol uçuşu da epey keyifli geçti.

Ve sıra geldi 3. uçuşa, ki bu aynı zamanda Pantherin 50. uçuşu da oldu. Olaysız bir kalkış ve birkaç yakın geçiş sonrasında, yaklaşık uçuşun 2. dakikasındaki bir alçak geçişe doğru gelirken modelde bir gariplik gözüme çarptı, model biraz daha yaklaştığında farkettim ki ana iniş takımı iç kapaklarından birisi aşağıda sallanıyor. Jack de farketmiş hemen yanıma geldi uyarmak için, insen iyi olur galiba dedi. Ben de "eninde sonunda ineceğiz, kapak uçmamıza engel olamaz" :D dedim birkaç hareket yaparak bir tur attım kapağın durumunda bir değişiklik olup olmadığını gözlemlemek için, ama hiçbir değişiklik yoktu, öylece aşağıda sallanıyordu. "Yüksek ihtimalle yekesi kırıldı" diye düşündüm, "çok da dert değil, yeter ki iniş takımının açılmasına engel olmasın" derken dank etti, "Ya iniş takımı açılmazsa??!!!" Hemen iniş takımlarını aç komutu verdim ve her zaman yaptığım gibi görsel teyit için modeli üzerimizden geçecek şekilde uçurdum, hah buyur, ana dikmelerden birisi inmedi aşağıya! Tekrar topladım tekerleri, tekrar indirdim, cık, aynı durum, bir ana teker inerken diğer kapağa takılıp sıkışıp kalıyor. O sırada tecrübeli bir 737 kaptanı olan Jack yanımda beni psikolojik olarak iki teker üzerine indirme hazırlamalarına başladı :D Ben ise o sırada sistemin tüm mekaniğini ve çalışma şeklini düşünüp o tekerin neden sağlam olan kapağa takılmış olabileceğini düşünmekle meşguldüm ve mantıklı bir olasılık bulunca da çözüm için değişik bir şey uygulamaya karar verdim ve "bir kez de ters uçuşta iniş takımlarını açmayı deneyeceğim" dedim. Hemen yanıbaşımda duran Jack önce bir afalladı, bir süre duraksadıktan sonra "peki dene bakalım belki çalışır" dedi :) uçağı terse geçirdim, ve iniş takımı aşağı komutu verdim. takımların açılması toplam 12 saniye falan sürüyor, haliyle model epey uzaklaştı ama terste tutmaya devam ederek paternde uçtum bu süre boyunca, model tekrar pisti karşılayıp bize doğru gelmeye başlayınca da düze çevirdim, model yaklaşınca gördük ki 3 tekerlek de aşağıda :thumbup::thumbup::thumbup: bendeki rahatlama ve seyircilerdeki tezahuratı tahmin edebilirsiniz :) Tabi hiç vakit kaybetmeden hemen dönüp inişe geldim ve sorunsuz bir şekilde indim :yuppi::hoppa::halay::thumbup:

Sonradan yaptığım incelemede soruna yol açan şeyin gerçekten de uçuş sırasında tahmin ettiğim şey olduğunu gördüm. İnsanın uçağın tüm sistemlerini çok iyi tanıyor olmasının böyle bir avantajı olabiliyor demek ki... Sonuçta acil durum yönetiminde en önemli şey sorunun doğru bir şekilde tespit edilebilmesi değil midir....
 
Peki ne oldu da bunlar oldu?

Öncelikle kapağın açık kalmasının nedeni şu aşağıdaki fotoda görülüyor, tahmin edilmesi çok zor olmayan bir şekilde yeke kırılmış kapak serbest kalmış:

Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol


Peki serbest kalan kapak nasıl olup da diğer iniş takımını kapalı pozisyonda kilitleyebiliyor? Cevap kapakları kontrol eden kolların geometrisindeki bir sorunda... Bakınız, aşağıda kapaklar kapalıyken kolların konumu görülüyor. Tabi sol kapak kırık olduğu için kol sarkaç etkisi ile modelin orta eksenine doğru bir kayma yaşıyor:
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol


Kapak bu haldeyken "iniş takımlarını aç komutu" gelince sistem doğal olarak ilk olarak kapakları açan servoyu çalıştırıyor ve kontrol çubukları aşağı doğru ittiriliyor. Kapaktaki yekeye bağlı çubuk için bir sorun yok, kapağı itiyor kapak açılmaya başlıyor, ama aynı zamanda öte taraftaki çubuk için durum çok farklı, zaten hafifçe merkeze doğru kaydığı için aşağı doğru haareket edince kapağın menteşesini sabitlemeye yarayan ıhlamur çıta ile karşılaşıyor ve orada sıkışıp kalıyor:
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol


Sol tarafın çubuğu takılı kalınca onla birlikte hareket eden sağ taraf kapağı da yarı yolda duruyor:
Bu RESMİ görmek için izniniz yok. Giriş yap veya üye ol


Haliyke kapak böyleyken iniş takımı açılmaya kalkınca da dikme kapağa çarpıp onu iyice ittiriyor (öte taraftaki kontrol çubuğunu ıhlamur çıtaya iyice gömüyor ki çıkmasın yerinden) motora fazla yük binince de kontrol devresi bir sorun olduğunu anlayıp akımı kesiyor...

İniş takımları kapalı pozisyondayken uçağı terse çevirmek ise kontrol çubuğunu tam tersi yöne doğru yani merkezden uzağa doğru "düşmesine" neden oluyor, bu haldeyken iniş takımları açılmaya çalışıldığında ise kırık kapağın kontrol çubuğu hiçbir engelle karşılaşmıyor, haliyle diğer taraftaki kapak da sonuna kadar açılabiliyor, iniş takımı da bir engelle karşılaşmadan hareketini tamamlayabiliyor...

Bu sorunun ilerde yeniden baş göstermemesi için şimdilik aklıma gelen çözüm kapakların kontrol çubuklarının arasına bir balsa parça yerleştirmek olacak. Bu çubuk normal hareket sırasında tellere temas etmiycek ama yine bir yeke kırılması yaşanırsa kontrol çubuğunun merkeze doğru salınım yapmasına engel olacak bir şekilde konumlandırılacak. Böylece iniş takımları açılırken çubuk herhangi bir engelle karşılaşmadan hareket edebilecek ve diğer kapağın hareketine engel olmayacak...